Giriş: Migren, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen, tekrar eden baş ağrısı ataklarıyla kendini gösteren nörolojik bir durumdur. Özellikle İstanbul gibi yoğun metropole sahip yerlerde yaşayan bireylerde stres, hava değişimi ve uyku düzeni gibi faktörler migreni tetikleyebilir. Küçükçekmece ve çevresinde yaşayan bireyler, bu atakları hafifletme yolları hakkında bilgi arayışına sıklıkla girmektedir. Migrenle başa çıkma sürecinde bilinçli adımlar atmak, şikâyetleri azaltabilir ve yaşam kalitesini artırabilir.
Bu Durum Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Migren, genellikle şiddetli, zonklayıcı tarzda baş ağrısıyla ortaya çıkan ve çoğu zaman mide bulantısı, kusma ile birlikte seyredebilen bir nörolojik rahatsızlıktır. Ataklar çoğu zaman 4 ile 72 saat arasında sürebilir. Migrenin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve beyin kimyasındaki değişikliklerle ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Stres, hormonal değişiklikler, yoğun ışık, yüksek ses, düzensiz uyku, kafein veya alkol tüketimi, düzensiz beslenme ve bazı ilaçlar migreni tetikleyebilen yaygın sebepler arasında yer almaktadır. Küçükçekmece gibi İstanbul’un büyük ve hareketli ilçelerinde yaşayan bireylerde stres ve uyku bozuklukları migren ataklarının ortaya çıkma olasılığını artırabilir.
Belirtiler Nelerdir? Kimler Risk Altındadır?
- Orta ya da şiddetli derecede baş ağrısı, genellikle başın bir tarafında
- Hareketle artan ağrı
- Işık, ses ve koku hassasiyeti
- Mide bulantısı, bazen kusma
- Bazı bireylerde “aura” adı verilen geçici görsel veya duysal belirtiler
- Ailede migren öyküsü olan bireyler
- 20-40 yaş aralığındaki kadınlar
- Yoğun stres altında çalışan bireyler
- Uykusuzluk sorunu yaşayanlar
- Düzensiz beslenen veya aç kalan kişiler
Tanı ve Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Migren tanısı, genellikle hastanın şikâyetlerini detaylı olarak anlatması ve sağlık profesyonelinin değerlendirmesi ile konulur. Fizik muayene ve detaylı hasta öyküsü tanıda en önemli adımlardır. Nörolojik değerlendirme sırasında gerek görülürse görüntüleme yöntemleri ile (BT - beyin tomografisi, MR vb.) başka nedenler dışlanabilir.
Tedavi sürecinde ise hedef, atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaktır. İlaç tedavileri, yaşam tarzı değişiklikleri ve önleyici yaklaşımlar bu sürecin önemli parçalarını oluşturur. Ağrı başladığında kullanılan ilaçlarla ağrının süresi ve etkisi azaltılabilirken, düzenli kullanılan önleyici ilaçlarla atakların görülme sıklığı azaltılabilir. Ancak her hasta için uygun tedavi farklı olabilir. Bu nedenle kişisel duruma göre hekim önerisi ile yol izlenmelidir.
Küçükçekmece Hastanesi’nde Yaklaşımımız
Küçükçekmece Hastanesi, ulusal ve uluslararası kalite standartları çerçevesinde, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip eden, hasta haklarına özen gösteren hizmet anlayışıyla sağlık hizmeti sunar.
Nöroloji bölümümüzde, migren ve benzeri baş ağrıları konusunda deneyimli uzman hekimlerle tanı ve tedavi süreci özenle yürütülmektedir. İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde yaşayan hastalarımız, kolay ulaşılabilir lokasyonumuz sayesinde sürecin her aşamasında destek alabilirler. Kişiye özel oluşturulan tedavi planları, yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerektiğinde rehabilitatif yaklaşımlar ile hastalarımızın yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Migren atakları hayat kalitesini azaltacak sıklık ve şiddette yaşanıyorsa, ağrılarınız uzun sürüyor ve günlük aktivitelerinizi engelliyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilir. Migrenle benzer belirti gösteren ancak farklı sağlık sorunlarına işaret edebilecek baş ağrıları da ayırıcı tanı açısından değerlendirilmelidir. Ayrıca mevcut tedaviler yetersiz kalıyorsa veya yeni belirtiler geliştiyse, nöroloji uzmanına danışmak faydalı olacaktır.
İletişim ve Randevu
Detaylı bilgi ve randevu için Küçükçekmece Hastanesi’ne
444 0 598 numaralı telefondan ulaşabilir
ya da
[email protected]
adresine e-posta gönderebilirsiniz.