Giriş: Günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bel ağrıları, pek çok kişinin karşılaştığı yaygın sağlık sorunlarından biridir. Özellikle hareketle artan, bacaklara doğru yayılabilen ağrılar, bel fıtığı gibi durumların habercisi olabilir. İstanbul’un farklı bölgelerinde yaşayan bireyler için uygun bir sağlık çözümüne ulaşmak önemlidir. Küçükçekmece ve çevresinde bu tür şikayetleri olan kişiler için doğru bilgilendirme ve profesyonel yaklaşımlar büyük önem taşır.
Bu Durum Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Bel fıtığı, omurgadaki omurlar arasında bulunan disklerin, zamanla ya da travmalara bağlı olarak dış duvarının zayıflaması sonucu, içeriğindeki çekirdek kısmın dışarı taşması durumudur. Bu taşma, sinir köklerini baskılayarak ağrıya, uyuşmaya ve harekette kısıtlılığa neden olabilir. En sık bel bölgesinde görülür ve genellikle L4-L5 ve L5-S1 omurlarında meydana gelir.
Bu durum, yaşlanma ile birlikte diskin elastikiyetini kaybetmesi, ağır kaldırma, tekrarlayan fiziksel travmalar, yanlış duruş alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı, fazla kilo ve genetik yatkınlık gibi faktörlerle ilişkilidir. Ayrıca uzun süre oturarak çalışan bireylerde görülme sıklığı daha fazladır.
Belirtiler Nelerdir? Kimler Risk Altındadır?
- Bel bölgesinde yanıcı veya sızlayıcı karakterde ağrı
- Ağrının kalça, bacak ve ayaklara doğru yayılması
- Uyuşma, karıncalanma ya da kas gücünde azalma
- Yürümede zorlanma ya da dengesizlik hissi
- Öksürme veya hapşırma ile artan ağrı
Risk grupları
- 40 yaş üzerindeki bireyler
- Ağır fiziksel işlerde çalışanlar
- Sürekli oturarak çalışan ofis personelleri
- Duruş bozukluğu olanlar
- Fazla kilolu bireyler
- Aile öyküsünde bel fıtığı olanlar
Tanı ve Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Bel fıtığına yönelik tanı süreci hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve ayrıntılı fizik muayene ile başlar. Gerekli görüldüğünde manyetik rezonans görüntüleme (MR), bilgisayarlı tomografi (BT) ya da röntgen gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Bu tetkikler, omurganın yapısını ve sinirlerin durumu hakkında detaylı bilgi verir.
Tedavi süreci, hastalığın şiddetine ve hastanın yaşam koşullarına göre farklılık gösterir. İlk aşamada, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, istirahat ve fizik tedavi uygulamaları önerilebilir. Belirli egzersiz programlarıyla kas gücü artırılır ve hastanın günlük yaşamda daha aktif kalabilmesi sağlanır. İlerlemiş vakalarda ya da konservatif yöntemlerle sonuç alınamayan durumlarda, cerrahi müdahale bir seçenek olabilir. Ancak her hasta için en uygun tedavi seçeneğini belirlemek adına doktor değerlendirmesi önemlidir.
Küçükçekmece Hastanesi’nde Yaklaşımımız
Küçükçekmece Hastanesi, ulusal ve uluslararası kalite standartları çerçevesinde, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip eden, hasta haklarına özen gösteren hizmet anlayışıyla sağlık hizmeti sunar.
Hastanemizde bulunan beyin ve sinir cerrahisi ile fizik tedavi ve rehabilitasyon üniteleri, bel fıtığı tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşımı benimser. Uzman hekimlerimizce yapılan detaylı değerlendirmeler sonucunda, hastaya özel planlamalar gerçekleştirilir. Küçükçekmece ilçesinde bulunan modern tesisimizde, İstanbul genelinden gelen hastalarımıza da kaliteli sağlık hizmetleri sunulmaktadır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Eğer bel ağrısı birkaç gün içerisinde geçmiyorsa, günlük yaşamı zorlaştıracak şiddetteyse veya ağrıya bacakta uyuşma, kuvvetsizlik gibi başka belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır. Ayrıca yürümede dengesizlik, idrar ya da dışkı kontrolünde sorunlar gibi ileri belirtiler de acil sağlık değerlendirmesi gerektirir. Erken tanı, ilerleyici sinir hasarlarının önlenebilmesi açısından önemlidir.
İletişim ve Randevu
Detaylı bilgi ve randevu için Küçükçekmece Hastanesi’ne
444 0 598 numaralı telefondan ulaşabilir
ya da
[email protected]
adresine e-posta gönderebilirsiniz.