Giriş: Günlük yaşamda sıkça fark edilmeyen görme sorunları zamanla ilerleyebilir ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Görme kaybı ya da göz sağlığındaki bozulmalar, birçok kişi için yalnızca yaşlılıkla ilişkilendirilir; ancak bu yanlış bir algıdır. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, dijital ekran kullanımı, hava kirliliği ve stres gibi faktörler göz sağlığını daha erken yaşta etkileyebilir. Küçükçekmece gibi yoğun nüfuslu bölgelerde yaşayan bireylerin, göz muayeneleri konusunda daha dikkatli olması önerilmektedir.
Bu Durum Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Görme kaybı, gözün net ve sağlıklı bir şekilde işlev görememesi durumunu ifade eder. Yavaş ilerleyebileceği gibi ani de gelişebilir. Bu durum, çeşitli göz hastalıklarının belirtisi olabilir ve tedavi geciktiğinde kalıcı hale gelebilir. Katarakt, glokom, diyabetik retinopati ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi rahatsızlıklar, tedavi edilmediğinde ciddi görme kayıplarına neden olabilir.
Görme kaybının nedenleri arasında genetik yatkınlık, ilerleyen yaş, diyabet gibi sistemik hastalıklar, uzun süreli bilgisayar kullanımı ve UV ışınlarına kontrolsüz maruz kalma gibi etkenler öne çıkar. İstanbul gibi büyük ve kalabalık şehirlerde hava kirliliği ve yaşam koşulları da göz sağlığı üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir.
Belirtiler Nelerdir? Kimler Risk Altındadır?
- Görmede bulanıklık veya çift görme
- Işığa karşı hassasiyet
- Gözlerde sık sık yorgunluk hissi
- Renkleri ayırt etmede zorlanma
- Nesneleri seçmede güçlük
- Gece görüşünde azalma
- Yaşlı bireyler
- Diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalığı olanlar
- Ailesinde göz hastalığı öyküsü bulunanlar
- Uzun süre bilgisayar ya da telefon kullananlar
- Güneş ışığına uzun süre maruz kalanlar
- Kontakt lens ya da gözlük kullananlar
Tanı ve Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Göz sağlığındaki bozulmaların erken tespiti için düzenli göz muayeneleri büyük önem taşır. Tanı süreci genellikle görme keskinliği testi, göz tansiyonu ölçümü, retina ve sinir dokusu değerlendirmesi gibi çeşitli yöntemleri içerir. Muayene sırasında kullanılan ileri tetkikler sayesinde görme kaybına neden olabilecek olası sorunlar erkenden belirlenebilir.
Tanı konulduktan sonra takip ve tedavi planı, kişiye özel olarak hazırlanır. Bazı durumlarda yalnızca yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi yeterli olabilirken, bazı hastalar için ilaç tedavisi, göz damlaları veya ileri teknoloji cihazlarla yapılan cerrahi işlemler gerekebilir. Tedavinin başarısı, tanının ne kadar erken konulduğuyla doğrudan ilişkilidir.
Küçükçekmece Hastanesi’nde Yaklaşımımız
Küçükçekmece Hastanesi, ulusal ve uluslararası kalite standartları çerçevesinde, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip eden, hasta haklarına özen gösteren hizmet anlayışıyla sağlık hizmeti sunar.
Göz sağlığı alanında deneyimli hekim kadromuz, İstanbul Küçükçekmece bölgesindeki hastalarımıza doğru tanı ve kişiye özel tedavi süreci sağlamaktadır. Modern cihazlarla donatılmış göz kliniğimizde; retina hastalıkları, göz tansiyonu, katarakt, diyabetik göz hastalıkları gibi birçok sorun etkin bir şekilde değerlendirilir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Görme kalitesinde azalma hissedildiğinde, gözlerde sık sık yorgunluk, kaşıntı ya da ağrı yaşandığında vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurulmalıdır. Özellikle diyabet veya hipertansiyona sahip bireylerin, herhangi bir belirti olmasa bile göz kontrollerini yılda bir kez yaptırmaları önerilir. Rutin muayeneler sayesinde ciddi göz hastalıklarının erken evrede yakalanması ve kontrol altına alınması mümkün olabilir.
Ayrıca çocuklarda okuma güçlüğü, baş ağrısı veya tahtayı görme zorluğu gibi durumlar da göz muayenesi gerektirebilir. Erken yaşta tespit edilen görsel bozukluklar, çocuğun akademik ve sosyal gelişimini olumlu yönde etkiler.
İletişim ve Randevu
Detaylı bilgi ve randevu için Küçükçekmece Hastanesi’ne
444 0 598 numaralı telefondan ulaşabilir
ya da
[email protected]
adresine e-posta gönderebilirsiniz.