Giriş: Zaman zaman boyun bölgesinde yaşanan ağrılar, hareket kısıtlılıkları veya kola yayılan rahatsızlıklar, kişilerin hem günlük yaşamını etkileyebilir hem de endişeye neden olabilir. Özellikle oturarak çalışan bireyler, uzun süre ekran karşısında vakit geçirenler ya da ağır kaldıranlar, bu tür belirtilerle karşılaştığında akıllara boyun fıtığı riski gelebilir. Belirtilerin farkına varmak ve doğru zamanda uzman desteği almak, yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşır.
Bu Durum Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Boyun fıtığı, tıpta servikal disk hernisi olarak adlandırılır. Omurlar arasında yer alan ve darbeleri emmeye yarayan disklerin, zaman içinde çeşitli nedenlerle yıpranarak dış tabakasının zayıflaması ve iç kısmının dışarı doğru taşması durumu olarak tanımlanabilir. Bu taşan kısım, omurilik ya da sinir köklerine baskı yaparak farklı belirtilere yol açabilir.
Uzun süreli yanlış oturma pozisyonları, masa başında hareketsiz çalışma, ağır yük kaldırma, ani bir travma veya yaşa bağlı olarak ortaya çıkan dejeneratif değişiklikler bu duruma zemin hazırlayabilir. Ayrıca genetik yatkınlık da riski artıran faktörler arasında yer alır.
Belirtiler Nelerdir? Kimler Risk Altındadır?
- Boyun, omuz ve kol bölgesine yayılan ağrılar
- Kol ya da elde uyuşma, karıncalanma
- Kollarda güçsüzlük hissi
- Boyun hareketlerinde kısıtlılık
- Göz veya baş çevresine yansıyan ağrılar
- Uzun süre aynı pozisyonda kalmakla artan şikayetler
Belirtiler kişiden kişiye değişebilir ve şiddeti farklılık gösterebilir. Bazı kişiler yalnızca hafif boyun ağrısı hissederken, bazı bireylerde kola kadar yayılan kuvvet kaybı ve hissizlik olabilir.
Risk altında olan gruplar ise çoğunlukla bilgisayar başında uzun süre çalışanlar, masa başı meslek grupları, ağır fiziksel işler yapanlar, otobüs ve yük şoförleri gibi uzun süreli titreşime maruz kalan bireyler ile yaş faktörü nedeniyle omurgasında yapısal değişiklik gelişen kişiler olarak sıralanabilir.
Tanı ve Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Boyun fıtığının tanısı öncelikle hastanın şikayetlerini dikkatlice dinlemek ve fizik muayeneyi gerçekleştirmekle başlar. Uzman hekim, sinir tutulumunu değerlendirerek hareket kabiliyeti, refleks ve kas gücünü inceler. Tanının kesinleşmesi için MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) en sık başvurulan yöntemdir. Gerekli durumlarda elektromiyografi (EMG) gibi sinir ileti testlerine de ihtiyaç duyulabilir.
Tedavi, fıtığın şiddetine ve hastanın yaşam kalitesine olan etkisine göre belirlenir. Hafif seyredebilen durumlarda dinlenme, boyun egzersizleri, fizik tedavi, kas gevşetici ilaçlar ve yaşam tarzı değişikliklerinden faydalanılır. İlerlemiş olgularda ise enjeksiyon tedavileri ya da cerrahi girişim gerekebilir. Cerrahi genellikle son çare olarak düşünülür ve kapsamlı değerlendirme sonucunda kararlaştırılır.
Küçükçekmece Hastanesi’nde Yaklaşımımız
Küçükçekmece Hastanesi, modern tanı yöntemlerini ve multidisipliner tedavi yaklaşımlarını bir araya getirerek bireylere özel tedavi planları hazırlar. Her hasta, alanında uzman hekimler tarafından etik ilkeler doğrultusunda değerlendirilir. İstanbul genelinde ve özellikle Küçükçekmece bölgesinde, hastalarımıza güvenli, etkili ve konfor odaklı bir hizmet sunmayı hedeflemekteyiz. Son teknoloji görüntüleme cihazları ve fizik tedavi ünitesi ile hem tanı hem de tedavi süreci hastanenin kendi bünyesinde yürütülmektedir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Boyun bölgesinde başlayan ve istirahate rağmen geçmeyen ağrılar, kolda uyuşma ya da karıncalanma gibi belirtiler yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa, bir uzmandan görüş almak önemlidir. Özellikle sabahları sertlik hissi, baş dönmesi, sürekli tekrarlayan omuz ağrısı gibi belirtilerin eşlik etmesi durumunda, gecikmeden bir nöroloji veya beyin ve sinir cerrahisi uzmanına danışmak gerekebilir. Günlük aktiviteleri sürdürmekte zorlanma oluşmaya başladıysa, bu durumun ilerlemesini önlemek adına erken müdahale önerilir.
İletişim ve Randevu
Detaylı bilgi ve randevu için Küçükçekmece Hastanesi’ne
444 0 598 numaralı telefondan ulaşabilir
ya da
[email protected]
adresine e-posta gönderebilirsiniz.