Giriş: Günümüzde birçok insan bel ve bacak ağrısı gibi şikayetlerle yaşam kalitesinin düştüğünü hissedebiliyor. Bu rahatsızlıkların altında yatan en yaygın nedenlerden biri bel fıtığı olabilir. Belde hissedilen ağrılar, bazı durumlarda geçici olabiliyorken, bazı durumlarda ise yaşamın her alanını etkileyebilecek şiddette olabilir. Peki, bu durum neden oluşur, kimleri etkiler ve hangi aşamada cerrahi müdahale gerekebilir? Bu yazımızda, bel fıtığı hakkında merak edilenleri anlaşılır ve güvenilir bir dille ele alıyoruz.
Bu Durum Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Bel fıtığı, omurgayı oluşturan omurlar arasında yer alan disklerin aşırı zorlanma veya zamanla yıpranması sonucu dışarı taşması durumudur. Disklerin içindeki jel benzeri madde, dış koruyucu tabakanın zayıflamasıyla sinir köklerine baskı yapabilir ve bu da ağrıya neden olabilir. Genellikle bel omurgasında (lomber bölgede) görülür.
Bu durumun ortaya çıkmasına neden olan bazı faktörler bulunur. Ağır kaldırmak, yanlış pozisyonda oturmak, uzun süre hareketsiz kalmak, fazla kilo, sigara kullanımı, genetik yatkınlık ve yaş ilerledikçe disklerin elastikiyetinin azalması, bel fıtığını tetikleyebilir. Özellikle masa başında uzun saatler geçiren bireyler ve fiziksel olarak yoğun işlerde çalışanlar bu riski daha fazla taşıyabilir.
Belirtiler Nelerdir? Kimler Risk Altındadır?
- Bel bölgesinde başlayan ve kalçaya, bacağa yayılan ağrı
- Uyuşma veya karıncalanma hissi
- Bacak kaslarında güçsüzlük
- Uzun süre ayakta durmakta veya yürümekte zorlanma
- Nadir durumlarda idrar ve dışkı kontrolünde sorun
- Ağır işlerde çalışanlar
- Uzun süre oturarak çalışan bireyler
- Aşırı kilolu kişiler
- 50 yaş üzeri bireyler
- Ailesinde bel fıtığı öyküsü olanlar
Tanı ve Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Bel fıtığı şüphesi olan bir kişi öncelikle hekim muayenesiyle değerlendirilir. Fiziksel muayene, refleks ve kas kuvveti testleri ile sinirlerin durumu ölçülür. Gerek görüldüğünde manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemleri ile tanı netleştirilir.
Tedavi genellikle hastalığın şiddetine bağlı olarak planlanır. Hafif ve orta düzeydeki durumlarda istirahat, fizik tedavi, ilaç tedavisi ve egzersiz programları önerilebilir. Fizyoterapi eşliğinde uygulanan tedaviler genellikle başarılı sonuçlar verir. Ancak şiddetli ağrı, bacakta güç kaybı gibi nörolojik bulgular görüldüğünde veya mevcut tedavilere yanıt alınmadığında cerrahi müdahale gündeme gelebilir.
Küçükçekmece Hastanesi’nde Yaklaşımımız
Küçükçekmece Hastanesi, ulusal ve uluslararası kalite standartları çerçevesinde, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip eder. Deneyimli uzmanlarımız her hastaya özel değerlendirme yaparak kişiye özel tedavi planları oluşturur. Güler yüzlü sağlık personelimiz ve multidisipliner yaklaşımımız sayesinde hem tanı süreci hem de tedavi aşamaları güvenli ve rahat bir şekilde ilerler.
Hastanemizin bel fıtığı tanı ve tedavi birimlerinde, detaylı görüntüleme yöntemleri ve fizik tedavi ünitelerinden, gerekirse mikrocerrahi uygulamalarına kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunulmaktadır. Amacımız, İstanbul ve çevresindeki hastalarımıza, özellikle Küçükçekmece bölgesindeki bireyler için ulaşılabilir ve güvenilir sağlık çözümleri sağlamaktır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Her bel ağrısı, bel fıtığı anlamına gelmese de, uzun süre geçmeyen, hareket kısıtlılığına neden olan veya ağrıya uyuşma ve kas güçsüzlüğü eşlik eden durumlarda tıbbi değerlendirme önemlidir. Eğer günlük yaşantınız etkileniyor, gece uykularınız bölünüyor ya da ağrılar giderek artıyorsa uzman hekime başvurmak doğru bir adım olur. Özellikle bacakta güç kaybı, idrar veya dışkı kontrolünde sorun gibi ileri bulgular varsa, zaman kaybetmeden tıbbi destek alınmalıdır.
İletişim ve Randevu
Detaylı bilgi ve randevu için Küçükçekmece Hastanesi’ne
444 0 598 numaralı telefondan ulaşabilir
ya da
[email protected]
adresine e-posta gönderebilirsiniz.